Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara
Bize Ulaşın: info@galenlab.com.tr

Anti Nükleer Antikor Testi

anti nükleer antikor testi

Anti Nükleer Antikor Testi Nedir?

Anti nükleer antikor testi, bir bireyin kanında nükleer antikorların varlığını belirlemek için kullanılan bir laboratuvar testidir. Nükleer antikorlar, hücre çekirdeğine karşı reaksiyon gösteren proteinlerdir. Bu antikorlar, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırdığını gösterebilir, bu da otoimmün bir hastalığın varlığını işaret edebilir.

ANA testi, otoimmün hastalıkların, özellikle sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi bağ dokusu hastalıklarının teşhisinde önemli bir araçtır. Ancak, ANA testi pozitif çıkan herkesin lupus veya diğer otoimmün hastalığı olması gerekmez. ANA testi, bazı sağlıklı bireylerde de pozitif sonuç verebilir. Bu nedenle anti nükleer antikor testi yalnızca diğer testlerle ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

Testin gerçekleştirilmesi, bir kan örneğinin alınmasını ve bu örneğin mikroskop altında incelenmesini içerir. Kan örneğinde bulunan nükleer antikorlar, belirli bir floresan boyayla işaretlenir ve bu antikorlar mikroskop altında parlar. Bu parlama, test sonucunun pozitif olduğunu gösterebilir.

ANA testi, otoimmün hastalıkların teşhisinde önemli bir ilk adımdır, ancak sonuçlar diğer klinik bilgilerle birlikte değerlendirilmelidir. ANA pozitifliği olan bir kişide, kesin tanı için ek testler yapılmalı ve klinik belirtiler dikkatlice değerlendirilmelidir.

Anti nükleer antikor ne için bakılır?

Anti-nükleer antikor testi, bir bireyin kanında nükleer antikorların varlığını ve miktarını belirlemek amacıyla yapılan bir laboratuvar testidir. Bu antikorlar, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı yanlışlıkla bir reaksiyon gösterdiği durumlarda üretilir. Bu nedenle ANA testi, otoimmün hastalıkların teşhisi için sıklıkla kullanılır.

Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine ve dokularına saldırdığı hastalıklardır. Bu hastalıklar arasında sistemik lupus eritematozus (SLE), romatoid artrit, Sjögren sendromu, skleroderma ve diğerleri bulunmaktadır. ANA testi, bu hastalıkların varlığını saptamada ve takip etmede önemli bir rol oynar.

Bir kişi, yorgunluk, eklem ağrısı, cilt döküntüleri ve diğer otoimmün hastalık belirtileri gösterdiğinde, bir doktor genellikle ANA testini önerir. Testin pozitif çıkması, otoimmün bir hastalığın varlığını gösterebilir, ancak tek başına bir teşhis için yeterli değildir. ANA test sonuçları, diğer laboratuvar testleri ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

ANA testi, potansiyel otoimmün hastalıkların teşhisinde ve takibinde kritik bir araç olarak kabul edilir. Bu test, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı yanlışlıkla bir reaksiyon gösterip göstermediğini belirlemek için kullanılır. Ancak test sonuçları, bir hastalığın varlığı veya şiddeti hakkında kesin bilgiler vermez ve genellikle diğer testlerle birlikte değerlendirilir.

Anti Nükleer antikor pozitif çıkarsa ne olur?

Anti-Nükleer Antikor (ANA) testi pozitif çıkması, bir kişinin vücudunda nükleer antikorların bulunduğunu gösterir. Bu durum genellikle bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı bir savunma mekanizması geliştirdiğinin bir işareti olarak kabul edilir. Ancak ANA testinin pozitif çıkması, tek başına bir hastalığın teşhisini koymak için yeterli değildir ve birkaç farklı anlam taşıyabilir:

Otoimmün Hastalık Olabilir: ANA testi pozitif çıkması, özellikle otoimmün bağ dokusu hastalıklarıyla ilişkilendirilir. Bu hastalıklar, bağışıklık sisteminin kendi vücut hücrelerine saldırdığı durumları ifade eder. Sistemik lupus eritematozus (SLE), Sjögren sendromu, romatoid artrit, sistemik skleroz ve diğer bağ dokusu hastalıkları gibi hastalıklar ANA testinin pozitif çıkmasına yol açabilir.

Diğer Durumlar: ANA testi pozitifliği, otoimmün hastalıklar dışında bazı başka sağlık sorunlarına da işaret edebilir. Örneğin, bazı viral enfeksiyonlar, kanserler veya diğer otoimmün olmayan hastalıklar ANA pozitif sonuçlarına neden olabilir.

İlaç Reaksiyonları: Bazı ilaçlar, özellikle hızla etkili antiretroviral ilaçlar, tüberküloz ilaçları ve bazı anti-aritmik ilaçlar, ANA testinin pozitif çıkmasına yol açabilir.

Sağlıklı Bireylerde de Görülebilir: Şaşırtıcı olabilir, ancak bazı sağlıklı bireylerin ANA testi pozitif sonuçlar verebilir. Bu durum, bu kişilerin otoimmün bir hastalığa sahip olduğu anlamına gelmez.

Pozitif bir ANA test sonucu, sadece bir sağlık profesyonelinin dikkatli bir şekilde değerlendirebileceği bir bulgudur. Bu nedenle, ANA testinin sonucu pozitif çıkan bir kişi, doktorlarıyla işbirliği yaparak daha fazla değerlendirme ve gerekli diğer testlerin yapılmasını sağlamalıdır.

Hastanın klinik belirtileri ve semptomları da teşhis sürecinde büyük önem taşır ve doğru bir teşhis koymak için tüm bu faktörler bir arada değerlendirilmelidir.

Antikor testinde neye bakılır?

Antikor testi, vücudun bağışıklık sisteminin bir enfeksiyona veya başka bir uyarana (örneğin, otoimmün hastalıklarda kendi dokularına) karşı ürettiği antikorlar bulmak için kullanılır. Bir kişinin belirli bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığını veya bağışıklık sisteminin tepkilerini belirlemek için bu test yapılır. Alerjik reaksiyonlarda, enfeksiyonlarda veya otoimmün hastalıklarda özellikle kullanılır.

IgM, IgG ve IgA gibi immünoglobulin türleri genellikle antikor testlerinde incelenir. IgM antikorları, enfeksiyonun başlangıcında oluşur ve akut hastalığın bir göstergesidir.

IgG antikorları ise daha sonra ortaya çıkar ve uzun süreli bağışıklığı veya geçirilmiş bir enfeksiyonu gösterir. Bazı otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi yanlışlıkla kendi dokularına saldırır. Bu durumda spesifik antikorlar, örneğin antinükleer antikor (ANA) veya anti-dsDNA gibi test edilir.

Örneğin, hepatit, HIV, COVID-19 gibi viral enfeksiyonlar, bakteriyel enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar veya lupus gibi otoimmün hastalıkların teşhisi için antikor testleri kullanılır. Bu testler aynı zamanda bir aşının bağışıklık geliştirip geliştirmediğini değerlendirmek için de kullanılır.

Antikor yüksek çıkması ne demek?

Antikorlar yüksek olduğunda, vücudun bağışıklık sisteminin bir uyarana aktif olarak tepki verdiğini veya bu uyarana daha önce maruz kaldığını gösterir. Bu uyarana aşılar, enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar veya alerjik reaksiyonlar neden olabilir. Antikorların yüksek çıkması genellikle bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterir, ancak bu her zaman hastalık anlamına gelmez.

Örneğin, yüksek IgM antikor seviyeleri, bir enfeksiyonun erken veya aktif bir dönemde olduğunu gösterebilir. IgG antikorlarının yüksek olması, kişinin bu hastalığa daha önce yakalandığını veya bir aşı ile bağışıklık kazandığını gösterir.

Otoimmün hastalıklarda ise bağışıklık sistemi kendi dokularına yanlışlıkla saldırır, bu da belirli antikorların yükselmesine neden olur. Örneğin, lupus gibi bir hastalık, antinükleer antikorlar (ANA) seviyelerinin yükselmesine neden olur. Romatoid artrit gibi hastalıklarda ise anti-CCP antikorları veya romatoid faktör (RF) antikorları yüksek olabilir.

Bazı durumlarda, yüksek antikorlar kronik inflamasyonun veya bağışıklık sisteminin çok fazla çalışmasının bir sonucu olabilir. Antikor yüksekliği, tanı koymak için yeterli değildir. Doktor, kişinin klinik durumu, belirtileri ve diğer test sonuçlarını değerlendirmelidir.

Anti-TPO yüksekliği kanser mi?

Anti-TPO yüksekliği kanser belirtisi değildir ve otoimmün tiroid hastalıkları ile ilişkilidir. Bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırmasıyla Anti-TPO (Anti-Tiroid Peroksidaz) antikorları oluşur ve tiroid peroksidaz enzimi hedef alınır.

Bu durum, tiroid bezinin iltihaplanmasına ve daha sonra işlevsiz hale gelmesine neden olabilir. Hashimoto tiroiditi ve Graves hastalığı gibi otoimmün tiroid hastalıkları, anti-TPO yüksekliğine neden olur.

Hashimoto tiroiditi, tiroid bezinin yavaş yavaş harabiyetiyle seyreden bir hastalıktır. Hipotiroidizm, tiroid hormonlarının azalması olarak bilinir ve bu hastalık hipotiroidizme neden olabilir. Graves hastalığı, tiroid bezinin aşırı çalışması nedeniyle hipertiroidizme neden olur.

Tiroid kanseri ile anti-TPO yüksekliği doğrudan ilişkili değildir. Bununla birlikte, uzun süreli otoimmün tiroid hastalıkları olan bazı insanlarda tiroid nodülleri oluşabilir. Bu nodüllerin kansere dönüşme olasılığı düşük olsa da, ultrason gibi teknikler kullanılarak nodüllerin varlığı izlenmelidir.

Özetle, yüksek Anti-TPO seviyeleri kanser belirtisi değildir, ancak tiroid bezinin otoimmün bir hastalıktan etkilendiğini gösterir. Sağlıklı bir teşhis ve uygun tedavi almak için bir endokrinoloji uzmanına danışmak çok önemlidir.

Antikor neden yükselir?

Bağışıklık sistemi uyaranlara tepki verdiğinde, antikor seviyeleri yükselir. Vücudun enfeksiyonlara karşı savunma mekanizması bu durumun ana nedenidir. Bakteriyel, viral, mantar veya paraziter enfeksiyonlar bağışıklık sistemini uyararak antikorlar üretir. Örneğin, hepatit, HIV, COVID-19 ve tüberküloz gibi hastalıklarda antikorlar artar.

Otoimmün hastalıklar da antikorlara neden olabilir. Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi, vücudun kendi dokularını zararlı olarak algılayıp onlara karşı antikorlar oluşturur.

Lupus hastalığında antinükleer antikor (ANA) seviyeleri artar, ancak Hashimoto tiroiditi ve Graves hastalığı gibi tiroid hastalıklarında Anti-TPO antikorları artar. Ek olarak, romatoid artrit gibi eklem hastalıklarında anti-CCP antikorları veya romatoid faktör (RF) antikorları yüksek olabilir.

Antikor seviyeleri, kronik inflamasyon, alerjik reaksiyonlar, kanserler veya bağışıklık sisteminin aşırı çalışması gibi bazı durumlarda da artabilir. Aşılamadan sonra vücutta bağışıklık yanıtı gelişir, bu da antikor seviyelerini kısmen artırır.

Bununla birlikte, yüksek antikor seviyeleri tek başına bir hastalığın kesin tanısını vermez. Klinik belirtilerle birlikte doktor değerlendirmesi ve diğer test sonuçlarının incelenmesi, doğru teşhis için gereklidir.

Anti nükleer antikor değeri kaç olmalı?

Anti-nükleer antikor (ANA) testi, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı ürettiği antikorların varlığını ve miktarını belirlemek için kullanılır. ANA test sonuçları genellikle “titre” olarak ifade edilir, bu da antikorun belirli bir seyreltme oranında hala tespit edilebildiği en yüksek seyreltme oranını gösterir.

Tipik olarak, 1:40 titre değeri veya daha düşük olan bir sonuç genellikle negatif olarak kabul edilir. Bu, test edilen serumda belirli bir seyreltme oranında ANA’nın tespit edilemediği anlamına gelir. Ancak, 1:80 titre veya daha yüksek değerler pozitif olarak kabul edilir ve serumda yüksek miktarda ANA’nın bulunduğunu gösterir.

Yüksek ANA titre değerleri, potansiyel bir otoimmün hastalığın varlığını gösterebilir. Ancak bu değerler, kesin bir teşhis için tek başına yeterli değildir. Yüksek ANA titre değerleri, otoimmün bir hastalığın varlığını gösterebilir, fakat bu her zaman aktif bir hastalığın varlığı anlamına gelmez. Aynı şekilde, bazı sağlıklı bireylerde de yüksek ANA titre değerleri olabilir.

Sonuç olarak, ANA titre değerlerinin yorumlanması, diğer laboratuvar sonuçları, klinik bulgular ve hastanın semptomlarıyla birlikte yapılmalıdır. Eğer ANA titre değerleriniz yüksekse veya otoimmün hastalık belirtileri gösteriyorsanız, bir romatoloji uzmanına başvurarak detaylı bir değerlendirme almanız önerilir.

ANA testi hangi hastalıklarda pozitif çıkar?

Vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırdığı otoimmün hastalıklarda ANA testi pozitif sonuç verir. Bu test, özellikle sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi hastalıklarda sıklıkla pozitiftir ve lupus tanısında çok önemlidir. Bununla birlikte, sistemik skleroz olarak da bilinen skleroderma (cilt ve iç organlarda sertleşme) hastalarında ANA testi sıklıkla pozitif çıkar.

Tükürük ve gözyaşı bezlerinin etkilendiği otoimmün hastalıklarda da test pozitif olabilir, örneğin Sjögren sendromu. Romatoid artrit hastalarında ANA pozitifliği görülebilir, ancak tanı için daha özel testler gereklidir.

Bunun dışında, dermatomiyozit ve polimiyozit gibi kas iltihaplanmasıyla karakterize edilen hastalıklarda da ANA testi pozitif olabilir. Bu test, bazı karaciğer hastalıkları (örneğin otoimmün hepatit) olan kişilerde de pozitif olabilir. ANA testi tek başına bir hastalığı kesin olarak teşhis etmez; klinik belirtiler ve diğer laboratuvar testleri ile birlikte değerlendirilmelidir.

Anti nükleer antikor testi kaç günde çıkar?

Anti-nükleer antikor (ANA) testi, otoimmün hastalıkların teşhisi ve takibinde kullanılan önemli bir laboratuvar testidir. Bu test, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı yanlışlıkla ürettiği antikorların varlığını ve miktarını tespit etmek amacıyla gerçekleştirilir. Ancak birçok hasta, bu testi yaptırdıktan sonra sonuçları ne kadar sürede alabileceği konusunda meraklıdır.

ANA testi, genellikle venöz kan örneği alınarak gerçekleştirilir. Alınan bu kan örneği, laboratuvar ortamında incelenir. Test süreci, floresan boyalarla işaretlenmiş antikorların kullanıldığı bir yöntemle gerçekleştirilir. Eğer test edilen serumda ANA varsa, bu antikorlar belirli bir floresan boyayla işaretlenir ve mikroskop altında görülebilir hale gelir.

Testin gerçekleştirilmesi teknik olarak kısa bir süre alabilir. Ancak laboratuvarın yoğunluğuna, kullanılan ekipmanlara ve metodlara bağlı olarak bu süre değişebilir. Genel olarak, birçok laboratuvar ANA test sonuçlarını bir ila üç gün içerisinde sunar. Ancak bazı durumlarda, yoğunluk veya teknik nedenlerle bu süre biraz daha uzayabilir.

Özellikle büyük hastanelerde ve merkezi laboratuvarlarda, çok sayıda örnek işlendiği için sonuçların alınma süresi bazen daha uzun olabilir. Bunun yanı sıra, kullanılan test yöntemi ve ekipmanın özellikleri de sonuçların ne kadar sürede hazır olacağını etkileyebilir.

ANA testi sonuçlarını almak için genellikle birkaç gün beklemek gerekmektedir. Ancak en doğru ve güncel bilgiyi almak için, testi yaptırdığınız sağlık kuruluşundan veya laboratuvarından bekleme süresi hakkında bilgi almak en iyisidir. Bu, hastaların endişelerini azaltabilir ve tedavi planlamasında daha bilinçli kararlar alınmasına yardımcı olabilir.

Anti Nükleer Antikor Testi Fiyatları 2026

Anti Nükleer Antikor Testi Fiyatları 2026, otoimmün hastalıkların araştırılmasında kullanılan önemli laboratuvar testlerinden biri olduğu için sıkça merak edilmektedir. Anti Nükleer Antikor Testi Fiyatları 2026 yılında; testin yapıldığı hastane veya laboratuvarın teknik altyapısına, kullanılan analiz yöntemine (IFA, ELISA gibi), sonucun çıkış süresine ve testin tek başına mı yoksa otoimmün panel içinde mi istendiğine göre değişiklik gösterebilir. Özel hastaneler, tıp merkezleri ve özel laboratuvarlar arasında fiyatlandırma politikaları farklı olduğu için sabit bir ücret belirtmek çoğu zaman mümkün değildir.

Bununla birlikte Anti Nükleer Antikor testi çoğu zaman Anti dsDNA, ENA paneli veya diğer otoimmün testlerle birlikte değerlendirilir ve bu durum toplam maliyeti etkileyebilir. Ayrıca bulunduğunuz şehir, sağlık kuruluşunun hizmet kapsamı ve uzmanın deneyimi gibi faktörler de fiyatların değişmesinde rol oynayabilir. En doğru ve güncel bilgi için testi yaptırmayı düşündüğünüz sağlık kuruluşu ile iletişime geçmeniz önerilir. Anti Nükleer Antikor Testi Fiyatları 2026 fiyatları için hemen bize ulaşın.

Sık Sorulan Sorular

ANA pozitif çıkınca kesin otoimmün hastalık var mı?

Hayır, ANA pozitifliği tek başına kesin otoimmün hastalık var anlamına gelmez. ANA, bağışıklık sisteminin çekirdek yapılarla ilişkili bazı hedeflere karşı antikor üretebildiğini gösteren bir tarama testidir ve bazı sağlıklı kişilerde de pozitif çıkabilir. Sonucun anlamı; şikâyetleriniz (eklem ağrısı, döküntü, ağız yarası, ışığa hassasiyet, uzun süren yorgunluk gibi), muayene bulguları ve ek testlerle birlikte ortaya çıkar. Bu yüzden “pozitif” ifadesi panik nedeni değil, doğru branş tarafından bütüncül değerlendirme gerektiren bir işarettir.

ANA kaç olursa tehlikeli kabul edilir?

ANA için “tehlikeli” sayılabilecek tek bir değer yoktur; çünkü sonuç çoğu zaman titre (ör. 1/80, 1/160 gibi) ve patern (homojen, benekli vb.) ile raporlanır ve her laboratuvarın eşik değerleri farklı olabilir. Genel olarak daha yüksek titreler, özellikle uyumlu klinik bulgular varsa daha anlamlı kabul edilir. Ancak düşük titre pozitiflik de bazı hastalıklarda görülebilir veya tamamen klinik önemsiz olabilir. Bu nedenle risk değerlendirmesi, titre + patern + klinik bulgular + destekleyici testlerin birlikte yorumlanmasıyla yapılır.

ANA pozitif olup hiçbir şikâyeti olmayanlar ne yapmalı?

Şikâyet yokken ANA pozitifliği saptandıysa ilk adım, sonucu paniğe kapılmadan doğru şekilde doğrulatmak ve klinikle ilişkilendirmektir. Hekim genellikle ayrıntılı öykü alır, muayene yapar ve gerek görürse temel tarama testleriyle (tam kan sayımı, idrar tahlili, CRP/ESR gibi) genel bir kontrol planlar. Çoğu kişide yalnızca izlem yeterli olur; ancak yeni belirtiler (eklem şişliği, uzun süren sabah tutukluğu, cilt döküntüsü, ağız yarası, açıklanamayan ateş, idrarda köpürme/kan gibi) gelişirse yeniden değerlendirme gerekir. Takip planı, kişinin risk profiline göre romatoloji tarafından belirlenebilir.

ANA testi hamilelikte neden istenir?

Hamilelikte ANA testi genellikle her gebeye rutin istenmez; belirli şüphe veya risk durumlarında istenir. Örneğin daha önce otoimmün hastalık tanısı olanlarda, tekrarlayan düşük öyküsü bulunanlarda, açıklanamayan pıhtılaşma sorunları, döküntü/eklem şikâyeti gibi bulgular varlığında veya bazı antikor testlerinin planlandığı durumlarda hekim ANA’yı değerlendirmeye ekleyebilir. Amaç, anne adayında olası otoimmün süreçleri erken fark edip gebelik takibini daha güvenli planlamaktır.

ANA pozitifliği zamanla negatife döner mi?

Evet, ANA düzeyi zaman içinde düşebilir, dalgalanabilir veya bazı kişilerde negatife dönebilir. Bu değişim, kullanılan yönteme, laboratuvar farklılıklarına ve kişinin bağışıklık sistemindeki dalgalanmalara bağlı olabilir. Ancak ANA’nın negatife dönmesi her zaman “risk bitti” demek olmadığı gibi, pozitif kalması da mutlaka hastalık var anlamına gelmez. Bu yüzden hekimler çoğu zaman yalnızca ANA’yı tekrar tekrar ölçmek yerine, klinik tabloya ve daha hedefli testlere odaklanır.

ANA sonucu neden düşük titrede pozitif çıkar?

Düşük titre ANA pozitifliği oldukça sık görülür ve her zaman hastalık göstergesi değildir. Yaşla birlikte düşük titre pozitiflik daha sık saptanabilir; bazı kişilerde genetik yatkınlık, geçici bağışıklık aktivasyonu veya laboratuvar yöntemine bağlı “sınırda” pozitiflikler görülebilir. Ayrıca bazı ilaçlar ve bazı enfeksiyonlar da düşük titre pozitifliğe eşlik edebilir. Bu nedenle düşük titre sonucunun anlamı, şikâyetler ve diğer bulgularla birlikte değerlendirilerek netleşir.

Enfeksiyonlar ANA sonucunu bozabilir mi?

Evet, bazı enfeksiyonlar bağışıklık sistemini uyararak ANA sonucunu etkileyebilir ve geçici pozitifliklere yol açabilir. Bu durum özellikle yakın zamanda geçirilen viral enfeksiyonlar sonrasında görülebilir. Ancak “enfeksiyon ANA’yı bozdu” demek için klinik zamanlama, diğer test sonuçları ve gerekirse kontrollü tekrar ölçüm değerlendirilir. Şüpheli durumlarda hekim, enfeksiyon dönemi geçtikten sonra aynı yöntemle tekrar test önerebilir.

ANA testi tek başına tanı koyar mı, hangi testlerle desteklenir?

ANA testi tek başına tanı koydurmaz; bir tarama testidir. Hekimler tanıyı desteklemek için şüphe edilen hastalığa göre Anti-dsDNA, ENA paneli (anti-Sm, anti-Ro/SSA, anti-La/SSB, anti-RNP vb.), kompleman düzeyleri (C3-C4), CRP/ESR, tam kan sayımı ve idrar tahlili gibi testleri birlikte değerlendirir. Gerekli durumlarda karaciğer-böbrek fonksiyon testleri, görüntüleme veya spesifik antikorlar da eklenebilir. Tanı, laboratuvar + klinik bulguların birlikte oturmasıyla konur.

ANA pozitifliği eklem ağrısıyla her zaman ilişkili midir?

Hayır, ANA pozitifliği her zaman eklem ağrısıyla ilişkili değildir. Bazı otoimmün hastalıklarda eklem ağrısı ve sabah tutukluğu görülebilir; ancak ANA pozitif olan herkesin eklem şikâyeti olması gerekmez. Tam tersi de mümkündür: eklem ağrısı olup ANA negatif olan kişiler de bulunabilir. Eklem ağrısının romatizmal mi, mekanik mi, enfeksiyöz mü olduğu muayene ve ek testlerle ayırt edilir; ANA burada yalnızca tablonun bir parçasıdır.

ANA sonucu e Nabızda nasıl görünür?

ANA sonucu e-Nabız’da genellikle “ANA”, “Antinükleer Antikor”, “Anti Nükleer Antikor” veya yönteme göre “ANA (IFA)” gibi ifadelerle görünebilir. Bazı raporlarda titre ve patern bilgisi ayrıca yazılır. Sonucun e-Nabız’da görüntülenmesi, testin yapıldığı kurumun sisteme veri aktarımına bağlıdır; görünmüyorsa test yapılan kurumdan sonuç raporunun PDF/çıktısını alarak hekiminizle paylaşabilirsiniz.